Freud’a göre insan zihni rahatsız edici düşünceleri ve arzuları bilinç dışına iterek bir savunma mekanizması geliştirir.
Bu yaptığımız şeye bastırma denir.
Ne var ki Freud’un vurguladığı en önemli nokta şudur:
“Bastırılan hiçbir şey tamamen yok olmaz.”
Bastırılan Nasıl Geri Döner?
1- Rüyalar: Freud’a göre rüyalar bilinçaltına giden kral yoludur. Bastırılmış arzular, rüyalarda semboller ve karmaşık imgelerle karşımıza çıkar.
2- Dil Sürçmeleri: Günlük hayatta yapılan basit anlık hatalar ve unutkanlıklar. Bilinç dışımızdaki bastırılmış düşüncelerin sızması…
3- Nevrotik Semptomlar: (Hakan bunları neden okuyoruz şimdi? diyorsan, merak etme birazdan işine yarayacak bir yere bağlıyorum.) Fobiler, panik ataklar, psikosomatik belirtiler, obsesif-kompulsif davranışlar ve daha fazlası…
4- Tekrarlama Zorlantısı: Farkında olarak veya olmayarak aynı acı veren durumları, toksik ilişkileri ve hataları tekrar tekrar yapmak, yaşamak…
İşte şu 4. madde yüzünden tüm bu bülten: Tekrarlama Zorlantısı
En Sinsi Tehlike
Bilinçaltı ile rüyaların, dil sürçmelerinin ve hatta anksiyete gibi bozuklukların ilişkisini herkes biliyor artık.
Ama en sinsisi…
Kendini sürekli içinde bulduğun ve artık nasıl kurtulurum diye bile düşünmediğin o şey…
Erteleme Döngüsü mü?
Meşguliyet İllüzyonu mu?
Kıtlık Bilinci mi?
Bağımsızlık Korkusu mu?
Başarısızlık Korkusu mu?
Hatta belki de Başarı Korkusu?
İster şimdi kontrolü eline al ve hakkın olan için mücadele et,
İstersen bastırılmışın dönüşünü bekle ve her şeyi yıkmasına izin ver.
O bastırdığın şey bir gün mutlaka geri dönecek.
Benim görevim sana zincirlerinden kurtulman için gereken yolu göstermek.
Ama karar senin. Her zamanki gibi.
Bir sonraki bültende görüşmek üzere.


