Avustralya 2 - 0 Türkiye
Türkiye 0 - 1 Paraguay
Çok üzüldük.
Çok sinirlendik.
Utandık hatta.
24 yıl sonra tekrar katılabildiğimiz Dünya Kupası’na 2. maçta veda etmek, hepimizde benzer duygulara sebep oldu.
Öyle bir turnuva ki…
Dünya Kupası öyle bir turnuva ki; dünya futbolunun beşiği sayılan İngiltere ve İspanya sadece birer kez Dünya Şampiyonu olabildiler.
Bir diğeri İtalya ise şimdiye kadar dört kez Dünya Şampiyonu olmasına rağmen; 2026 dahil son 3 Dünya Kupası’na katılamadı bile.
Dünya Kupası öyle bir turnuva ki; turnuvanın sahibi ve organizatörü olan FIFA, dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alır.
Organizasyon derken Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve NATO gibi organizasyonlardan bahsediyoruz.
FIFA gibi büyük bir organizasyonu siyasetten bağımsız düşünmek en basit haliyle naiflik olur.
Siyaset, hem anlam hem de kelime kökeni itibariyle toplum yönetimi desek pek de yanılmış olmayız.
Bu kadar üzülmemizin, sinirlenmemizin veya utanmamızın sebebi aldığımız sonuçlar mı? Kesinlikle hayır.
Sebebi; yanlış beklenti yönetimi. Yani yanlış siyaset.
Ne Yanlış Yapıldı?
Süreçte bazı dikkat ve tepki çeken konular hangileriydi?
1- Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Dünya Kupası’nı alacağız” demesi. (yanlış beklenti yönetimi)
2- Vincenzo Montella’nın Türk halkının duygularını ve beklentilerini anlayamaması. (yanlış önceliklendirme)
3- Futbolcuların Sosyal Medya İçerikleri ve İmaj Çalışmaları (yanlış iletişim stratejisi)
4- Kaybedilen Avustralya Maçı sonrasında Montella ve Çalhanoğlu’nun açıklamaları (yanlış teknik değerlendirme)
5- Dünya Kupası’ndan elenilmesi sonrasında kimsenin sorumluluk almaması (yanlış liderlik)
Ne Yapılmalıydı?
1- Beklenti Yönetimi: Türk halkına Dünya Kupası’nın zor bir turnuva olduğu en başından daha net anlatılmalıydı.
2- Doğru Önceliklendirme: Yönetim ve teknik ekip birlikte Türk halkının duygu ve beklentilerini doğru anlamak için çaba göstermeliydi.
3- Doğru İletişim Stratejisi: İçerik üretimi stratejik ve doğru şekilde kurgulanmalıydı. Bizim Çocuklar, herhangi bir influencer gibi konumlandırılmamalıydı.
4- Doğru Teknik Değerlendirme: Teknik direktör ve kaptanın maçı teknik olarak doğru okuyabilmeleri ve Avustralya maçından öğrenimlerini anlatmaları gerekirdi.
5- Doğru Liderlik: TFF Başkanı, Teknik Direktör ve Kaptan. Doğru kişi veya kişilerin sorumluluk aldıklarını göstermeleri gerekirdi.
Şimdi Ne Olacak?
Artık kim TFF Başkanı’nın söylediklerini umursayacak?
Kim Montella’yı benimseyecek?
Kim Arda Güler Real Madrid’de gol atınca sevinecek?
Kim Halkan Çalhanoğlu’nun Inter’deki başarılarını takip edecek?
Kim Kenan Yıldız’la gururlanacak?
Sadece doğru beklenti yönetimi ile Türk Halkı, tüm bu yenilgileri de kabullenirdi. Bizim Çocuklar da bizim kalırdı.
Bir sonraki bültende görüşmek üzere.


