Son günlerde yaşanan fon skandalıyla ilgili ilk anda yazmak istedim.
Ama “ben söylemiştim” tonunda olacağı için vazgeçtim.
Peki şimdi neden yazıyorum?
Hem bu mail listesindeki fon mağdurlarına bir geçmiş olsun demek istedim, çünkü dünyanın sonu gibi görünse de, değil.
Batanın halinden en çok daha önce batmış olanlar anlar. Anlıyorum.
Hem de mağdur veya değil, bundan sonra borsadan neler beklemelisin, beklemeliyiz, öngörülerimi paylaşmak istedim seninle.
Fon Skandalında Ne Olmuştu?
Yakın takip edenler zaten ne olduğunu biliyor ama ben de özetlemeye çalışayım.
İlk başta halka kapalı olan bazı fonlar, seçtikleri şirketlerin değerlerini suni olarak arttırmak için birbirlerine satıyorlar.
A şirketinin değeri el değiştirdikçe 1 liradan önce 3 liraya sonra 10 liraya sonra 250 liraya çıkıyor.
Dışarıdan bakınca bu fonlar yılda %10.000’e kadar kazanç sağlıyor gibi görünüyor.
Sonra bu fonlar halka açılınca da, insanlar biz de bu yüksek getiriden faydalanalım diye para yatırmaya başlıyorlar.
Hatta Temmuz 2026’da yayınladığım “hisse senedi almayın” videom için “sanane biz kazanıyoruz, ne karışıyorsun, seni şikayet edeceğiz” diyenler olmuştu. Bunu yazanlar için üzülmüştüm, çünkü maalesef çok belliydi bu olayın bir şekilde patlayacağı.
Peki kriz nasıl patlak verdi?
Aslında çok uzun zaman önce (Kasım 2025) Bakan Şimşek ve SPK Başkanı bir sıkıntı olduğunu açıklamışlardı. Düzenlemeler anladığım kadarıyla piyasaya zarar vermemek için hemen yapılmadı ve sürece yayıldı.
Bu düzenlemelere göre durumu düzeltmeye çalışan fonlar, aksiyon almaya çalıştıkça insanlar da bu durumu anladılar ve paralarını geri almak istediler.
Bu parayı hemen ödeyecek likiditeye sahip olmayan fonlar domino etkisiyle devrilmeye başladılar.
Hatta iş, 7 üzerinden sadece 2 riskli olan Para Piyasası Fonları’na bile sıçradı. 7 üzerinden 7 riskli fonların çıkışlarını finansa etmek için PPF’ler kullanılmaya çalışıldı.
Bu birkaç fon ve etrafındaki fonlara SPK müdahale etmek zorunda kaldı.
Sonuç olarak bazı PPF’ler dahil temerrüte düştü, yani ödenemedi.
Fon Mağdurlarını Ne Bekliyor?
2 haftadır yakından izlediğim kadarıyla muhtemelen şöyle olacak;
Bu fonların sahip olduğu şişirilmiş piyasa fiyatına sahip hisse senetleri için o fiyatlardan alıcı bulunamadığı için her gün bu hisse fiyatları düşüyor. Dolayısıyla parasal karşılığı bu anlamda pek yok.
Yine yapılan resmi açıklamalardan gördüğümüz kadarıyla; Adalet Bakanlığı, SPK ve yetkili kurumlar bu skandala imza atan kişilerin mal varlıklarına el koyarak nasıl bir likiditeye ulaşabileceklerine bakıyorlar şu an. Ne kadar umutlu olmak lazım, inan ben de bilmiyorum.
Tahminimce önceliği 7 üzerinden 2 riske sahip Para Piyasası Fonları’nı ödemeye verecekler. Bunu ödeyebilecek bütçe olacak mı bu fonlarda göreceğiz.
Diğer 7 üzerinden 7 riskli fonlarda ise zaten risk bu olduğu için ana paraların muhtemelen düşük bir yüzdesi ödenebilecektir diye düşüyorum. En başlarda ana paraların belki yarısı diyordum, ama sanırım %10-15’i ancak ödenebilecek. Tabi ki ümidimiz mağduriyetlerin maksimumda giderilmesi yönünde.
Burada da başka bir sıkıntı var; özellikle X’te fon mağdurları çok zor durumda olduğu için devletin bunu karışlamasını bekliyorlar. Bu tarafta hiç fon almamış vatandaşların, bu kadar yüksek riskli fonları satın almış kişilerin mağduriyetlerini üstlenmeleri de normal değil. Adı üstünde risk bu. İşin bu tarafı da var.
Aynı Noktaya Geldik: Sepet Yapmak
Dönüp dolaşıp finansal yatırım/birikim 101 noktasındaki sepet yapmayı yeniden konuşuyor olmak beni şaşırtıyor.
Ne yazık ki herkesi anlıyorum. Tüm parasını o en riskli fona koyup yırtmaya çalışanı da, risklerden uzak durup parasını değerlendirmeye çalışanı da.
Sonuç olarak ne zamandır yapmam gerektiğini düşündüğüm bir video serisini hızlandırmaya çalışacağım.
Sıfırdan paranın, borsanın, yatırımın, ekonominin ne olduğu ile ilgili bir seri: Finansal Okuryazarlık Serisi
Tamamen ücretsiz ve herkese açık olacak. Belki şimdiyi çözmez ama benim elimden gelen şimdilik bu.
Sen veya etrafındaki biri bu kriz yüzünden etkilendiyse; tekrar geçmiş olsun.
Benim de etrafımda arkadaşlarımdan tüm birikimlerini veya bir kısmını kaybedenler var maalesef, yakından biliyorum o durumu. Çok zor.
Hiçbir şey dünyanın sonu değil. Her şey düzelecek, iyi olacak.
Samimiyetle buna inanıyorum.
Kendine iyi bak, yalnız değilsin.


