Hiç şüphesiz ki Türkiye kendi vatanımız olmasaydı, biz birer yabancı dahi olsaydık, bu ülkeden kopmak, ondan ayrı kalmak mümkün olmazdı. Türkiye çok renkli bir ülke; derin bir tarihi var, eski eserleri kadar tabiatı da insanı büyülüyor.
İlber Ortaylı’nın Gel Dünyayı Keşfedelim kitabının önsözündeki bu cümlenin özü beni hep çok etkilemiştir. Maddi manevi istediği yerde yaşama imkanı olan İlber Ortaylı gibi bir entellektüelin bu ülkede yaşamayı tercih etmesi değerlidir.
Tarih Hep Mi Tekerrür Eder?
İlber Hoca’nın vesilesiyle biraz tarih konuşalım istedim.
Tarihin bize ışık tutacağı 20 yıllık bir döneme girdik.
İran savaşıyla birlikte ok yaydan fırladı. Neredeyse tüm komşu ülkelerimizde yaşananlar, hemen olmasa da Türkiye’yi de derinden etkileyecek.
Nisan ayı Türkiye için diplomatik ilişkiler açısından zor geçebilir.
Finansal olarak büyük bir değişim bekliyor dünyayı. Bazıları Big Reset diye adlandırıyor bunu. 2027 sonu veya 2028 içerisinde olabilir. Nakit para kullanımı tamamen sıfırlanabilir.
2030’larla birlikte hem Türkiye, hem de makro düzeyde daha büyük sorunlar bizi bekliyor olabilir.
Bazı döngüler hiç değişmiyor. Ray Dalio’nun meşhur imparatorluklar döngüsünde ilerliyoruz.
Grafikte Çin, ABD ile eşitlenirken çok daha sert bir dünya düzeni göreceğiz. (pre-WWIII)
Buna şimdiden hazırlanmaya başlamamız gerek. Diyebilirsin ki, ben birey olarak ne yapabilirim? Maddi manevi kendimizi geliştirmek ve hazırlıklı olmak zorundayız.
Çünkü tarih bazen maalesef tekerrür eder.
Ne Yapalım?
Enseyi karartmak yok. Önce her zamanki gibi farkında olacağız.
Sonrasında da İlber Hoca’nın bize nasihatında dediği gibi, fırsatımız varken;
Hiçbir yılınızı yeni bir yer görmeden, yeni bir şey öğrenmeden kapatmayın.
Bize öğrettiği her şey için minnettarız. Mekanı cennet olsun.


