Bleed For This filmindeki en önemli sahnelerden biri şu soru ile başlıyor:
Sana söylenen en büyük yalan neydi?
Ama asıl can alıcı kısım; cevap.
Kadın: Sana söylenen en büyük yalan neydi?
Vinny: O kadar basit değil.
Kadın: Neden değil?
Vinny: Hayır, bu bana söylenen en büyük yalan. O kadar basit değil. Bu sana defalarca söyledikleri bir yalan.
Kadın: Basit olmayan ne?
Vinny: Herhangi bir şey. Hepsi. Senin vazgeçmeni sağlamak için. "O kadar basit değil, Vinny," derler.
Kadın: Peki işin aslı (gerçek) ne?
Vinny: Aslında o kadar basit olduğu. Eğer sana yapamayacağını söyledikleri o şeyi sadece yaparsan... bitmiş demektir. Ve o zaman fark edersin ki, gerçekten o kadar basitmiş. Her zaman da öyleymiş.
Gerçekten O Kadar Basit Mi?
Gündelik hayatımıza entegre olmuş nasıl yalanlar var, bir düşünsene.
Çok tehlikeli yalanlar, hatta atasözleri…
Ayağını yorganına göre uzat.
Neden yorgana uymak zorundayız? Neden yorganı büyütmüyoruz veya yorganı değiştirmiyoruz?
Az laf yalansız, çok mal haramsız olmaz.
Birileri çok yalan söylüyor veya bazıları haksız yere kazançlar sağlıyor diye neden tek gerçek buymuş gibi davranıyoruz?
Sabreden derviş, muradına ermiş.
Sabrediyorsun ama doğru yerde mi? Kimse bunu anlatmıyor. Yanlış işte, ilişkide, stratejide sabredersen; muradına uzaktan el sallarsın.
Ne Yapalım?
Hayatındaki büyük yalanları gör.
Bu yalanların kaynaklarını keşfet.
O kaynakların seni engellemesine izin verme.
Neredeyse hiçbir şey o kadar karmaşık değil. Sürüden ayrıl. Aksiyona geç.
Bir sonraki bültende görüşmek üzere.


