Geçtiğimiz hafta Youtube’da yayınladığım Sıfırdan 1 Milyon TL’ye videosundan öğrendiklerimi paylaşmak istedim seninle.
Birçok Youtube kanalınının, yorum yapanları umursamadığını gördükçe çok şaşırıyorum. Bir kanal sahibi için bundan iyi bir öğrenme ve faydalı olma yöntemi mi var?
Neyse biz işimize bakalım.
Haftanın Kavramı
Sıfırdan 1 Milyon TL’ye videomda direk bahsetmediğim en önemli kavram: Momentum.
Bir kartopunun yuvarlandıkça büyümesi gibi; bizler de bazı işlerin peşinden gittikçe etkimizi ve sağladığımız faydayı çoğaltırız.
Sıfırdan 1 Milyon TL’ye çıkarken 4 tane 250 bin TL gelmiyor. Önce 20.000 TL, sonra 80.000 TL, sonra 300.000, sonra 600.000 TL belki de. Momentum bu yüzden önemli.
Bültenin sonunda momentuma tekrar döneceğim.
Gelen yorum, özel mesaj ve maillerden anladığım 3 büyük dert var;
1- Nereden Başlayacağım?
En normal soru bu. Tabi ki insan bilmediği bir işe başlarken aklında bin tane soru olur, araştırır, örnekler bulmaya çalışır ve yapanların tecrübelerinden faydalanmak ister. Hepimiz bu şekilde ilerlemeye çalışırız.
2- Yaptım Ama Olmadı!
Bu da çok normal. Hangimiz her ilk denediği şeyde kesin başarılı oluyor ki? Bazen ilk seferde iyi başlar, bazen düşe kalka yoluna girer. Bir formulü olsaydı herkes başarılı olurdu, bu sefer de herkes yapabildiği için başarı demezdik buna. Buradaki tüm başarısızlıklar, ilerideki başarılar için ödenen bir eğitim ücretidir.
3- Eyvah! Boşuna Uğraşacağım!
İşte buna normal diyemiyorum. Bazı insanların ödü kopuyor boşa zaman harcamaktan. Sanki o zaman gerçekten boşaymış gibi. Sanki o zamanı harcayıp, beceremeyip, süreçte bir sürü yeni şey öğrenmeyecekmişiz gibi. Bu armut piş ağzıma düş mevzusunun kültürel kodlarımızdan biri olduğuna inanmak istemiyorum. Bu inanca sahip olmanın en kötü tarafı, bu insanlar bir türlü başlamıyorlar. Diğerleri 3 kere başarısız olup o başarılı yola girmişken, bu inanç sahipleri yola çıkamamış oluyorlar.
Ne Yapalım?
Momentum, iş dünyasındaki (kariyer olsun, kendi işin olsun, hatta okul hayatı olsun) en kritik kavramlardan biri. Yeterince anlatılmadığına eminim.
Başlarken kar topun küçüktür. İtersin, itersin… Düzenli itmeye başladıktan sonra; bir bakarsın itmene bile gerek kalmamıştır, artık kendi kendine ilerliyordur, büyüyordur.
Senden ricam bu hafta kendinde şuna bakar mısın;
“Boşa zaman harcarım” diye kendini mahrum bıraktığın o potansiyel başarın ne?
Harekete geçmek zorunda değilsin. Farkında ol, yeter de artar.
Bir sonraki bültende görüşmek üzere.


"Bazı insanların ödü kopuyor boşa zaman harcamaktan" Gerçekten ödüm kopuyordu. Metnin sonunda bu gerçeğide önümde bulmam kadar beni rahatlatan hiç bir şey yok. Ben o kadar denedim ki! "Sahte karakol bile açmayı düşündüm" :) diye bir Twit vardı ya. O benim sanki... Ama hiç bir deneyim boşa gitmiş zaman sayılmaz.